Kedinizin arka ayaklarına basamaması, genellikle ciddi bir nörolojik, vasküler veya travmatik soruna işaret eden ve vakit kaybetmeden veteriner hekime danışılması gereken acil bir durumdur. Bu durum aniden gelişebileceği gibi aşamalı bir şekilde de ortaya çıkabilir; ancak her iki senaryoda da kedinin hareket kabiliyetini geri kazanması ve ağrısının dindirilmesi için erken teşhis hayati önem taşır. Kedinizin neden bu durumu yaşadığını anlamak ve ona doğru müdahaleyi yapabilmek için semptomların kaynağını belirlemek gerekir.

Kedilerde Arka Bacak Felci ve Hareket Kısıtlılığının Yaygın Nedenleri
Kedilerin arka bacaklarını kullanamamasının altında yatan sebepler oldukça çeşitlidir ve bu nedenler genellikle sistemik bir rahatsızlığın veya ani bir fiziksel hasarın sonucudur. Sorunun kaynağını bilmek, tedavi sürecinin nasıl ilerleyeceği konusunda kilit rol oynar.
Fiziksel Yaralanmalar ve Travmalar
Yüksekten düşme, trafik kazaları veya sert bir darbe alma gibi durumlar kedilerde omurga hasarına veya kırıklara yol açabilir. Özellikle omurilikte meydana gelen zedelenmeler, beynin arka bacaklara gönderdiği sinyalleri keserek ani felç durumuna neden olur. Bu tür durumlarda kedinin genel sağlık durumu hızla kötüleşebilir ve iç kanama riski de göz önünde bulundurulmalıdır.
Sinir Sistemi Bozuklukları ve Fıtık
Kedilerde disk kayması veya fıtık gibi durumlar, köpeklere oranla daha az görülse de arka bacak fonksiyonlarını doğrudan etkiler. Omurlar arasındaki disklerin sinirlere baskı yapması sonucunda kedi, arka ayaklarında güçsüzlük hissetmeye başlar ve zamanla bu durum tam bir his kaybına dönüşebilir. Sinir iletimindeki bu aksamalar, kedinin dengesini kurmasını ve ağırlığını arka bacaklarına vermesini imkansız hale getirir.
Kan Pıhtılaşması (Feline Aortik Tromboembolizm)
Genellikle kalp hastalıklarına bağlı olarak gelişen bu durumda, kalpte oluşan bir pıhtı kan dolaşımı yoluyla arka bacaklara giden ana damarı (aort) tıkar. "Eyer trombozu" olarak da bilinen bu tablo, kedilerde aniden gelişen arka bacak felcinin en sancılı ve en tehlikeli nedenlerinden biridir. Kan akışının kesilmesi nedeniyle bacaklar hızla soğur ve kedi şiddetli bir acı çeker.
Enfeksiyonlar ve İltihabi Durumlar
Bazı viral veya bakteriyel enfeksiyonlar sinir sistemini veya eklemleri hedef alarak hareket kısıtlılığına yol açabilir. Örneğin, FIP (Feline Enfeksiyöz Peritonit) gibi hastalıkların nörolojik formları arka bacaklarda koordinasyon kaybı ve güçsüzlük yapabilir. Ayrıca şiddetli osteoartrit veya derin doku iltihapları da kedinin acı nedeniyle arka ayaklarına basmak istememesine neden olur.
Belirtileri Gözlemleme: Durumun Ciddiyetini Nasıl Anlarsınız?
Kedinizin sadece yürümekte zorlanması ile tamamen felç olması arasında farklar olsa da, eşlik eden diğer semptomlar durumun aciliyetini belirler. Kedinizin vücut dilini ve fiziksel değişimlerini yakından takip ederek veteriner hekime doğru bilgi aktarmanız teşhis sürecini hızlandıracaktır.
Acı Belirtileri ve Miyavlama
Arka ayaklarını kullanamayan bir kedi, özellikle kan pıhtılaşması gibi bir durum yaşıyorsa çok yüksek sesle ve sürekli miyavlayarak acısını belli eder. Kediler normalde acıyı gizleme eğiliminde olsalar da, dolaşım bozuklukları veya taze yaralanmalar o kadar şiddetlidir ki hayvanın agresifleşmesine veya sürekli inlemesine neden olabilir. Solunumun hızlanması ve göz bebeklerinin büyümesi de yoğun acının diğer göstergeleridir.
Bacaklarda Soğukluk ve Renk Değişimi
Eğer kedinizin arka ayaklarına dokunduğunuzda ön ayaklarına göre belirgin bir soğukluk hissediyorsanız, bu durum kan akışının durduğuna işaret eder. Özellikle patilerin altındaki deri veya tırnak yatakları normal pembe rengini kaybedip mor veya mavimsi bir renk almışsa, bu tıbbi bir acil durumdur. Bu belirti, genellikle aortik tromboembolizm vakalarında en tipik ayırt edici özelliktir.
İdrar ve Dışkı Kontrolü Kaybı
Arka bacaklardaki felç durumu eğer sinir sisteminden kaynaklanıyorsa, bu durum sıklıkla boşaltım sistemi kontrolünün kaybıyla sonuçlanır. Kediniz olduğu yere idrarını veya dışkısını yapıyorsa veya tam tersi şekilde idrarını hiç yapamıyorsa, omuriliğin alt kısmındaki sinirler ciddi şekilde etkilenmiş demektir. Bu durum, sinir hasarının sadece hareket mekanizmasını değil, iç organ fonksiyonlarını da etkilediğini gösterir.
İlk Yardım ve Acil Müdahale Adımları
Kediniz arka ayaklarını sürümeye veya üzerine basamamaya başladığında, saniyeler bile önemlidir. Panik yapmadan atacağınız doğru adımlar, kedinizin daha fazla zarar görmesini engelleyebilir ve iyileşme şansını artırabilir.
Kediyi Güvenli ve Hareketsiz Bir Alana Alma
Kedinizin daha fazla hareket ederek olası bir kırığı veya sinir hasarını kötüleştirmesini önlemek için onu kısıtlı bir alana almalısınız. Yumuşak havlularla desteklenmiş dar bir taşıma kutusu veya kutu, onun güvende kalmasını sağlar. Onu taşırken omurgasını mümkün olduğunca düz tutmaya ve ani sarsıntılardan kaçınmaya özen göstermelisiniz.
Evde Yapılmaması Gereken Yanlış Müdahaleler
Kediniz acı çekiyor olsa bile, veteriner hekime danışmadan asla evdeki ağrı kesicileri veya ilaçları ona vermemelisiniz. İnsanlar için üretilen birçok ilaç kediler için zehirlidir ve durumu ölümcül hale getirebilir. Ayrıca, bacakları zorlayarak egzersiz yaptırmaya çalışmak veya sert masajlar uygulamak, eğer bir kırık veya pıhtı söz konusuysa doku hasarını geri dönülemez şekilde artırabilir.

Veteriner Hekim Teşhis ve Tanı Gözlemleri
Klinik ortama ulaştığınızda hekiminiz ilk olarak kedinin derin ağrı algısını ve reflekslerini kontrol edecektir. Sorunun kaynağının kalp mi, omurga mı yoksa kas sistemi mi olduğunu anlamak için röntgen (X-ray), ultrason veya gerekli durumlarda MR/BT taramaları istenir. Ayrıca kan tahlilleri ile vücuttaki enfeksiyon seviyesi veya pıhtılaşma belirteçleri incelenerek kesin tanı konulur. Erken teşhis, özellikle pıhtı vakalarında doku ölümünü engellemek için tek yoldur.
Tedavi Seçenekleri ve İyileşme Süreci
Tedavi yöntemi, konulan teşhise göre cerrahi müdahale, ilaç tedavisi veya fizik tedavi şeklinde değişiklik gösterir. Omurga kırıkları veya ciddi fıtıklar ameliyat gerektirebilirken, kan pıhtılaşması durumlarında yoğun kan sulandırıcı tedaviler ve ağrı yönetimi uygulanır. İyileşme süreci kedinin yaşına, hastalığın şiddetine ve müdahale hızına bağlı olarak haftalar hatta aylar sürebilir. Bu süreçte kedinin yaşam alanını düzenlemek, ona hijyen desteği sağlamak ve fizik tedavi egzersizlerini aksatmamak, eski sağlığına kavuşma ihtimalini güçlendiren en önemli unsurlardır.