Kedilerin kusmaya çalışıp kusamaması genellikle tüy yumağı tıkanıklığı, yutulmuş yabancı bir cisim veya solunum yolu rahatsızlıkları gibi çeşitli fiziksel ve sağlık temelli nedenlerden kaynaklanır. Bu durum bazen sadece mideyi rahatsız eden basit bir nedene bağlıyken, bazen de acil müdahale gerektiren hayati bir tıkanıklığın habercisi olabilir. Kedinizin sürekli öğürmesi ancak sonuç alamaması, vücudunun bir şeyi dışarı atmaya çalıştığını ama başarılı olamadığını gösterir; bu belirtilerin altında yatan biyolojik süreçleri ve ne zaman endişelenmeniz gerektiğini anlamak, evcil dostunuzun yaşam kalitesini korumak için kritik öneme sahiptir.

Kedim Kusmaya Çalışıyor Kusamıyor: Durumun Ciddiyeti Nedir?
Bir kedinin kusmaya çalışması ancak bir türlü içeriği dışarı çıkaramaması, kedi sahipleri için oldukça endişe verici bir tablodur. Bu durum veteriner tıp literatüründe genellikle "kuru öğürme" (dry heaving) olarak adlandırılır. Eğer kediniz bunu nadiren yapıyorsa, boğazına kaçan küçük bir tüyü veya toz parçasını atmaya çalışıyor olabilir. Ancak bu hareket sıklaşıyor, kedinizin genel iştahını etkiliyor ve halsizliğe neden oluyorsa durumun ciddiyeti artmış demektir.
Öğürme refleksi, vücudun sindirim sistemindeki bir engeli veya tahrişi giderme çabasıdır. Ancak kusamama hali, söz konusu engelin mideden çıkamayacak kadar büyük olduğunu veya sorunun mide yerine solunum yollarında (öksürükle karıştırılan bir durum) olduğunu gösterebilir. Ciddiyeti belirleyen en önemli faktör, kedinizin bu eylem sırasındaki fiziksel durumudur. Eğer karın kasları şiddetli bir şekilde kasılıyor ancak ağızdan sadece salya geliyorsa, bu bir tıkanma belirtisi olabilir ve vakit kaybetmeden profesyonel yardım alınmalıdır.
Kedilerde Kusma Çabasının Başlıca Nedenleri
Kedilerin anatomik yapıları ve temizlik alışkanlıkları, onları sindirim ve solunum yolu hassasiyetlerine açık hale getirir. Kedinizin kusamamasının altında yatan nedenler mekanik bir tıkanıklıktan kronik bir hastalığa kadar geniş bir yelpazede incelenebilir.
Tüy Yumağı Birikimi ve Çıkarılamaması
Kediler günün büyük bir kısmını kendilerini yalayarak temizleyerek geçirirler. Bu esnasında dillerindeki kancalı yapılar nedeniyle dökülen tüyleri yutarlar. Normal şartlarda bu tüyler dışkı yoluyla veya arada bir kusarak vücuttan atılır. Ancak tüy dökümü mevsimlerinde veya kedinin aşırı temizlenme eğilimi olduğu durumlarda, mide içerisinde "trikobezoar" adı verilen büyük tüy yumakları oluşabilir.
Bu yumaklar midede aşırı büyüdüğünde veya onikiparmak bağırsağına geçmeye çalıştığında tıkanıklık yaratır. Kedi, bu yabancı kütleyi dışarı atmak için öğürme refleksi gösterir. Ancak yumak çok ağırlaştıysa veya yemek borusundan geçemeyecek kadar büyükse kedi kusamaz. Bu durum kedide sürekli bir huzursuzluk, mide bulantısı ve öğürme nöbetlerine yol açar. Eğer tüy yumağı zamanında atılamazsa, cerrahi müdahale gerektirecek ciddi bağırsak tıkanmalarına sebebiyet verebilir.
Mide ve Bağırsaklarda Yabancı Cisim Tıkanıklığı
Kediler meraklı doğaları gereği evdeki ip, paket lastiği, oyuncak parçası veya küçük plastik objeleri yutabilirler. Bu objeler mide asidiyle sindirilemediği için sindirim kanalının herhangi bir noktasında takılıp kalabilir. Özellikle ipler, bağırsakların kendi üzerine katlanmasına (intususepsiyon) neden olabildiği için en tehlikeli yabancı cisimler arasındadır.
Yabancı cisim tıkanıklığında kedinin kusamama nedenleri şunlardır:
- Cismin yemek borusunu tıkaması.
- Mide çıkışının (pilor) kapalı olması nedeniyle içeriğin yukarı hareket edememesi.
- Bağırsaklardaki düğümlenme nedeniyle sindirim sisteminin felç olması.
Bu durum, kedinin şiddetli öğürmesine rağmen bir şey çıkaramaması ile kendini gösterir.
Feline Astım ve Solunum Yolu Problemleri
Birçok kedi sahibi, kedisinin öksürmesini kusmaya çalışmakla karıştırır. Feline astım hastası olan bir kedi, öksürürken vücudunu yere yaklaştırır, boynunu ileri doğru uzatır ve şiddetli hırıltılı sesler çıkarır. Bu görüntü dışarıdan bakıldığında "kusamayan bir kedi" izlenimi verir.
Astım krizleri sırasında akciğerlerdeki hava yolları daralır ve kedi ciğerlerindeki irritasyonu atmak için öksürür. Eğer kedinizin karnı kasılmıyor ancak hırıltılı bir sesle "öğürüyorsa", bu muhtemelen bir solunum yolu problemidir. Solunum yolu enfeksiyonları, bronşit veya alerjik reaksiyonlar da kedinin benzer tepkiler vermesine neden olabilir. Bu tür durumlarda kedinin midesinde bir sorun yoktur; sorun tamamen akciğerler ve bronşlardadır.
Gastrit, Reflü ve Sindirim Sistemi İltihapları
Mide duvarının tahriş olması (gastrit) veya mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması (reflü), kedilerde sürekli bir bulantı hissine yol açar. Bozulmuş mama tüketimi, hızlı yemek yeme veya mide asiditesindeki dengesizlikler bu durumu tetikleyebilir. Kedi, midesindeki yanma hissini hafifletmek için öğürmeye çalışır ancak midesi boşsa veya sadece asit içeriyorsa başarılı olamaz.
Kronik gastrit vakalarında mide sürekli hassastır. Kedi, midesini rahatlatmak için dışarıdan ot yiyebilir; bu da öğürme refleksi oluşturur. Ancak bazen otlar boğazın arkasına yapışarak kedinin kusamadan sürekli öğürmesine neden olabilir. Sindirim sistemindeki iltihaplanmaların teşhisi için kan tahlili ve ultrason gibi veteriner kontrolleri gereklidir.
Kusma Teşebbüsü ile Öksürme Arasındaki Farklar Nasıl Anlaşılır?
Kedinizin gerçekten kusmaya mı çalıştığını yoksa öksürdüğünü mü anlamak, doğru müdahale için hayatidir. Kusma teşebbüsünde kedinin karın kasları (diyaframı) belirgin bir şekilde içeri ve dışarı hareket eder; tüm vücut sarsılır ve genellikle düşük perdeli, mide derinliğinden gelen bir ses çıkar. Kusmaya çalışan kedi genellikle dört ayak üzerinde sabit durur ve karnını yukarı doğru çeker.
Öksürme durumunda ise kedi genellikle vücudunu yere iyice yaklaştırır, dirseklerini dışa doğru açar ve boynunu düz bir çizgi halinde ileri uzatır. Çıkan ses daha keskin, bazen "hıh"lama veya ıslık sesi gibidir. Öksürükten sonra kedi genellikle bir şey çıkarmaz veya sadece ağzını şapırdatarak yutkunur. Bu iki durumu ayırt etmek için kedinizi o anlarda videoya çekmek ve veteriner hekime göstermek, teşhis sürecini oldukça hızlandıracaktır.
Kedilerde Kuru Öğürme (Dry Heaving) Belirtileri ve Anlamı
Kuru öğürme, kedinin ağzından mide içeriği gelmeksizin kusma refleksi göstermesi durumudur. Bu eylem sırasında kedi büyük bir efor sarf eder ancak sadece şeffaf bir salya veya köpük çıkarabilir. Kuru öğürme genellikle midenin boş olduğunu ancak bir şeyin (tüy yumağı, yabancı cisim veya gaz) mide duvarını uyardığını gösterir.
Bu belirtinin altında yatan en yaygın anlam, vücudun bir savunma mekanizması olarak irritasyonu dışarı atma isteğidir. Ancak kuru öğürme sürekli bir hal alırsa, kedinin yemek borusu tahriş olabilir ve bu da "özofajit" adı verilen ağrılı bir tabloya yol açar. Eğer kediniz kuru öğürme sonrası yemek yemeyi reddediyor veya su içtiğinde bile öğürmeye devam ediyorsa, bu durum acil bir tıkanıklığın en güçlü işaretidir.
Acil Müdahale Gerektiren Durumlar: Ne Zaman Veteriner Hekime Gidilmeli?
Bazı kusamama durumları evde gözlemle geçebilecek kadar basitken, bazıları dakikalar içinde müdahale gerektirir. Kedinizin hayatını riske atmamak adına belirli kırmızı bayraklara dikkat etmelisiniz.
Veteriner hekime gitmeniz gereken durumlar şunlardır:
- Kedinin karnında belirgin bir şişlik ve dokunmaya karşı hassasiyet varsa.
- Öğürme nöbetleri 24 saatten uzun sürdüyse ve kedi hiçbir şey çıkaramadıysa.
- Diş etlerinde solgunluk, morarma veya aşırı kuruluk fark ediliyorsa.
- Kedi sürekli saklanıyor, halsiz görünüyor ve oyun oynamayı reddediyorsa.
- Dışkılama durduysa veya dışkıda kan görülüyorsa.
Eğer kediniz bu belirtilerden birini veya birkaçını gösteriyorsa, zaman kaybetmeden en yakın hayvan hastanesine başvurmalısınız.

Kedinizin Sindirim Sağlığını Desteklemek ve Kusmayı Önlemek İçin Çözümler
Kedilerde kusamama ve öğürme problemlerinin büyük bir kısmı, sindirim sisteminin düzenli çalışmasını sağlayacak önleyici adımlarla engellenebilir. Doğru bakım rutinleri ve beslenme alışkanlıkları, bu tür stresli süreçlerin önüne geçer.
Düzenli Tarama ve Tüy Bakımının Önemi
Tüy yumakları, kedilerin kusamama sorununun bir numaralı sorumlusudur. Kedinizi her gün, özellikle uzun tüylü bir cins ise, uygun bir fırça ile taramanız yutulan tüy miktarını %80 oranında azaltabilir. Fırçalama işlemi sadece ölü tüyleri toplamakla kalmaz, aynı zamanda kedinin cilt sağlığını ve kan dolaşımını da destekler.
Özellikle ilkbahar ve sonbahar gibi tüy dökümünün tavan yaptığı dönemlerde fırçalama sıklığını artırmak gerekir. Kediniz kendini ne kadar az yalarsa, midesinde o kadar az tüy birikir. Bu basit alışkanlık, kedinizin sindirim sistemini büyük bir yükten kurtaracaktır.
Malt Macunu ve Diyet Değişikliklerinin Etkisi
Kedi maltları, midede biriken tüylerin bağırsaklardan kayarak kolayca atılmasını sağlayan yağ bazlı takviyelerdir. Haftada birkaç kez düzenli olarak kullanılan kaliteli bir malt macunu, tüylerin topaklanmasını engeller ve kedinin kusamayacak kadar büyük yumaklar oluşturmasının önüne geçer.
Ayrıca lif oranı yüksek mamalar tercih etmek, bağırsak hareketliliğini artırarak sindirim kanalının temiz kalmasına yardımcı olur. Bazı özel üretilmiş "anti-hairball" mamalar, tüylerin dışkı ile atılmasını kolaylaştıran doğal lifler içerir. Kedinizin diyetine veteriner onayıyla bu tür destekler eklemek, kronik öğürme sorunlarını büyük ölçüde çözer.
Ev Ortamındaki Yutulabilir Riskli Nesnelerin Temizlenmesi
Kediler için ev bir oyun alanıdır ve ağızlarına alabilecekleri her şey potansiyel bir yabancı cisim riskidir. Dikiş iğneleri, iplikler, paket bağlama ipleri, kulak çubukları ve küçük çocuk oyuncakları kediler tarafından merakla yutulabilir. Bu nesnelerin kediye ulaşamayacağı kapalı dolaplarda saklanması hayati önem taşır.
Özellikle "doğrusal yabancı cisim" olarak bilinen ipler, bağırsaklarda testere etkisi yaratarak organlara zarar verebilir. Eğer kedinizin ağzından veya anüsünden sarkan bir ip görürseniz, asla çekmemeli ve doğrudan bir veteriner hekime başvurmalısınız. Ev içindeki güvenliği sağlamak, cerrahi müdahale riskini sıfıra indiren en etkili yöntemdir.